İhbar.App Logo
İHBAR.APP

Sivil Denetim Platformu

#otomobil ekspertiz hatalı rapor #hatalı ekspertiz raporu hukuki haklar #ekspertiz firmasına dava açmak #oto ekspertiz hatası tazminat #yanlış ekspertiz raporu şikayet #araç ekspertiz hatası ne yapmalıyım #tüketici hakları oto ekspertiz #ekspertiz raporu yüzünden zarar #oto ekspertiz sorumluluk süresi #hatalı ekspertiz raporu tazminat davası #ekspertiz firması nereye şikayet edilir #ikinci el araç ekspertiz hatası #oto ekspertiz raporu geçerlilik #ekspertiz firmasının hukuki sorumluluğu #ekspertiz hatası araba iade #hatalı ekspertiz raporu nasıl ispatlanır #ekspertiz raporu yanlış çıktı ne yapmalıyım #araç ekspertiz firması hata yaparsa #ekspertiz raporu dolandırıcılığı hukuki

Otomobil Ekspertiz Firması Hatalı Rapor Verirse Hukuki Haklar

25 Temmuz 2026 9 okuma
Otomobil Ekspertiz Firması Hatalı Rapor Verirse Hukuki Haklar

İkinci el araç alım satım süreçleri, tüketiciler için büyük bir yatırım ve dikkat gerektiren önemli adımlardır. Bu süreçte araçların geçmişini, mevcut durumunu ve potansiyel kusurlarını objektif bir şekilde belirlemek amacıyla profesyonel oto ekspertiz hizmetlerine başvurulur. Ekspertiz raporları, alıcının araca ilişkin kararını etkileyen en kritik belgelerden biridir; zira bu raporlar, aracın mekanik, elektronik ve kaporta durumuna dair detaylı bilgiler sunar ve tüketicinin doğru kararı vermesini sağlar. Ancak, nadiren de olsa ekspertiz firmalarının dikkatsizlik, yetersiz inceleme veya kasıtlı hatalar sonucunda gerçeği yansıtmayan, eksik ya da yanlış raporlar düzenleyebildiği durumlar ortaya çıkabilmektedir. Böyle bir hatalı raporla karşı karşıya kalan tüketiciler, maddi ve manevi zararlara uğrama riskiyle baş başa kalırlar. Bu durum, tüketicilerin ne gibi hukuki haklara sahip olduğunu, bu haklarını nasıl arayabileceklerini ve süreç boyunca hangi adımları atmaları gerektiğini bilmelerini zorunlu kılar. Bu makalede, hatalı ekspertiz raporu mağduriyetinde hukuki yolları, atılması gereken adımları ve dikkat edilmesi gereken önemli noktaları detaylı bir şekilde ele alacağız.

Ekspertiz Raporu Hatası Nasıl Anlaşılır ve Hangi Hatalar Hukuki Sonuç Doğurur?

Otomobil ekspertiz raporlarındaki hataları anlamak ve bunların hukuki sonuçlar doğuracak nitelikte olup olmadığını değerlendirmek, mağduriyetin tespiti ve hak arayışının ilk adımıdır. Bir ekspertiz raporunun hatalı olduğu genellikle aracın satın alındıktan kısa bir süre sonra ortaya çıkan veya sonradan yapılan bir başka ekspertiz sonucunda anlaşılan ciddi kusurlarla kendini gösterir. Örneğin, rapora yansımayan ancak aslında mevcut olan büyük bir kaza geçmişi, şasi deformasyonu, motor veya şanzımanda kritik bir arıza, airbag'lerin patlamış olması, aracın kilometresinin düşürülmüş olması veya su hasarı gibi durumlar tipik hata örnekleridir. Ekspertiz firmasının, raporunda aracın geçmişini veya mevcut durumunu yanlış ya da eksik beyan etmesi, özellikle de bu bilgilerin aracın değeri, güvenliği veya kullanım ömrü üzerinde belirleyici bir etkisi varsa, hukuki bir sorumluluğu tetikler. Küçük çizikler veya kolayca giderilebilecek ufak tefek eksiklikler genellikle hukuki sonuç doğurmazken, aracın değerini önemli ölçüde etkileyen, güvenliğini tehlikeye atan veya onarım maliyeti yüksek olan kusurların raporda belirtilmemesi veya yanlış belirtilmesi ciddi hukuki sorunlara yol açar. Örneğin, ekspertiz raporunda "hatasız" veya "boyasız" denilen bir parçanın aslında tamir görmüş veya boyalı çıkması, kilometrenin düşük gösterilmesi veya motorunda ciddi bir arıza olduğunun tespit edilememesi, ekspertiz firmasının profesyonel yükümlülüklerini yerine getirmediğini ve tüketicinin yanıltıldığını gösterir. Bu tür hatalar, tüketiciyi satın alma kararında yanıltarak maddi kayıplara uğratabilir ve dolayısıyla ekspertiz firmasının tazminat sorumluluğunu doğurur. Tüketicinin bu noktada, kendisine sunulan raporun içeriği ile aracın gerçek durumu arasındaki bariz farkları tespit etmesi ve bunları belgeleyebilmesi hayati önem taşır. Bu sayede, ekspertiz firması ile olan güven ilişkisinin zedelendiği ve profesyonel hizmetin gerektirdiği özenin gösterilmediği açıkça ortaya konulabilir.

Hatalı Raporu Fark Edince Atmanız Gereken İlk Adımlar Nelerdir?

Hatalı bir ekspertiz raporu ile karşılaştığınızı fark ettiğinizde panik yapmak yerine, soğukkanlılıkla ve sistemli bir şekilde hareket etmek, hukuki haklarınızı korumak adına kritik önem taşır. İlk olarak, mağduriyetinizi belgelemek için tüm detayları titizlikle kaydetmelisiniz. Eğer aracın belirtilmeyen veya yanlış belirtilen bir kusurunu tespit ettiyseniz, hemen fotoğraf ve video çekerek bu durumu görsel olarak kanıtlayın. Örneğin, şasi hasarı, boya farkı, motor arızası gibi durumları farklı açılardan ve mümkünse tarih/saat damgalı bir şekilde belgeleyin. İkinci adım olarak, güvenilir ve bağımsız bir başka ekspertiz firmasına başvurarak aracı yeniden detaylı bir incelemeye tabi tutun ve yeni bir rapor alın. Bu ikinci rapor, hatalı ekspertiz firmasının raporundaki eksiklikleri ve yanlışlıkları açıkça ortaya koyacak nitelikte olmalı ve sizin temel kanıtlarınızdan biri haline gelecektir. Üçüncü ve en önemli adımlardan biri, elinizdeki tüm belgeleri (ilk ekspertiz raporu, ikinci ekspertiz raporu, aracın alım-satım sözleşmesi, ödeme dekontları vb.) bir araya getirmektir. Ardından, hatalı raporu düzenleyen ekspertiz firmasına, noter aracılığıyla bir ihtarname çekerek durumu resmi olarak bildirmelisiniz. İhtarname, hem hukuki süreci başlattığınızın resmi bir kanıtı olacak hem de firmaya durumu düzeltmesi için bir fırsat sunacaktır. İhtarnamede, tespit ettiğiniz hataları detaylı bir şekilde açıklayın, uğradığınız zararları belirtin ve çözüm için bir süre tanıyın. Bu süreçte, aracı mümkün olduğunca az kullanmaya özen gösterin, hatta mümkünse hiç kullanmayın; çünkü aracı kullanmaya devam etmek, hasarın sizin tarafınızdan arttırıldığı iddialarına yol açabilir. Bu adımlar, hukuki süreçte elinizi güçlendirecek ve mağduriyetinizi somut delillerle ispatlamanıza yardımcı olacaktır. Unutmayın ki, hızlı ve doğru adımlar atmak, hak arayışınızda başarı şansınızı önemli ölçüde artıracaktır.

Ekspertiz Firmasının Hukuki Sorumluluğu ve Tazminat Haklarınız

Otomobil ekspertiz firmaları, sundukları hizmetin niteliği gereği, belirli hukuki sorumluluklar altındadırlar. Bu sorumluluklar genellikle Borçlar Kanunu'ndaki ve Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'daki hizmet sözleşmesi ve ayıplı hizmet hükümleri çerçevesinde değerlendirilir. Bir ekspertiz firması, mesleki bilgi ve tecrübesine dayanarak tarafsız, doğru ve eksiksiz bir rapor sunmakla yükümlüdür. Eğer bu yükümlülüğünü ihlal ederek hatalı veya eksik bir rapor düzenler ve bu durum sonucunda tüketici bir zarara uğrarsa, ekspertiz firmasının hukuki sorumluluğu doğar. Bu sorumluluk, genellikle kusura dayalı bir sorumluluktur; yani firmanın hizmeti sunarken gerekli özeni göstermediği veya kasıtlı olarak hata yaptığı ispatlandığında tazminat yükümlülüğü ortaya çıkar. Tüketicilerin bu durumda talep edebileceği tazminat hakları geniş bir yelpazeyi kapsar. Başlıca tazminat kalemleri şunlardır:

  • Değer Kaybı Tazminatı: Hatalı rapor nedeniyle aracın gerçek değerinin altında satın alınması veya sonradan ortaya çıkan kusurların aracın piyasa değerini düşürmesi durumunda, aradaki farkın tazmin edilmesi talep edilebilir.
  • Tamir Masrafları: Raporda belirtilmeyen veya yanlış beyan edilen kusurların giderilmesi için yapılan tamir masrafları, ekspertiz firmasından talep edilebilir.
  • Diğer Giderler: İkinci bir ekspertiz raporu için ödenen ücretler, hukuki danışmanlık masrafları, noter ihtarnamesi ücretleri gibi mağduriyetle doğrudan ilişkili diğer harcamalar da tazminat kapsamında değerlendirilebilir.
  • Manevi Tazminat: Her ne kadar bu tür davalarda manevi tazminat talebi daha zorlayıcı olsa da, hatalı rapor nedeniyle yaşanan stres, üzüntü veya mağduriyetin boyutuna göre nadiren de olsa talep edilebilir.
Ekspertiz firmasının sorumluluğu, tüketicinin zararı ile ekspertiz raporundaki hata arasında doğrudan bir illiyet (nedensellik) bağının bulunması şartına bağlıdır. Yani, zararın doğrudan hatalı rapordan kaynaklandığı ispatlanmalıdır. Ekspertiz firması, verdiği hizmetin niteliği gereği "basiretli bir tacir gibi hareket etme" yükümlülüğü altındadır ve bu özeni göstermediği durumlarda tazminat sorumluluğu doğar. Bu hakların etkin bir şekilde kullanılması için mağduriyetin detaylı bir şekilde belgelenmesi ve hukuki sürecin doğru yönetilmesi büyük önem taşımaktadır.

Tüketici Hakem Heyeti mi, Mahkeme mi? Hangi Yol Size Daha Uygun?

Hatalı ekspertiz raporundan kaynaklanan mağduriyetlerde, tüketicilerin başvurabileceği iki temel hukuki yol bulunmaktadır: Tüketici Hakem Heyeti (THH) veya Tüketici Mahkemesi. Bu iki yolun tercihinde, mağduriyetin miktarı, sürecin hızı ve maliyeti gibi faktörler belirleyici rol oynar. Tüketici Hakem Heyetleri, belirli bir parasal sınırın altında kalan uyuşmazlıklar için hızlı, ücretsiz ve avukatsız çözüm sunan idari mercilerdir. Bu parasal sınırlar her yıl güncellenmekle birlikte, genellikle on binlerce lirayı kapsayan tutarlara kadar THH'ye başvurulabilir. THH'ye başvurmak için dilekçe doldurmak ve gerekli belgeleri (ekspertiz raporları, faturalar, sözleşmeler vb.) sunmak yeterlidir. THH kararları, taraflar için bağlayıcıdır ve icra edilebilir niteliktedir. Bu yol, özellikle düşük veya orta ölçekli maddi zararlar için oldukça pratik ve erişilebilir bir çözümdür. Diğer yandan, Tüketici Mahkemeleri, THH'nin parasal sınırını aşan uyuşmazlıklar veya daha karmaşık hukuki ihtilaflar için yetkilidir. Mahkeme süreçleri, THH'ye kıyasla daha uzun, daha maliyetli (dava harçları, bilirkişi ücretleri vb.) ve genellikle avukatlık hizmeti gerektiren süreçlerdir. Mahkemelerde, tarafların delillerini sunma, tanık dinletme ve hukuki argümanlarını ortaya koyma imkanları daha geniştir. Eğer uğradığınız zarar THH limitlerinin üzerindeyse veya davanın hukuki argümanları çok katmanlı ve detaylı bir inceleme gerektiriyorsa, Tüketici Mahkemesi'ne başvurmak daha uygun bir seçenek olacaktır. Bu kararı verirken, mağduriyetinizin boyutu, kanıtlarınızın gücü ve hukuki sürecin karmaşıklığı gibi faktörleri göz önünde bulundurmalısınız. Bir avukattan hukuki danışmanlık almak, hangi yolun sizin için daha avantajlı olacağını belirlemede size yol gösterecektir. Unutulmamalıdır ki, her iki yol da tüketicilerin haklarını arayabilmeleri için tasarlanmış olup, doğru tercihle mağduriyetin giderilmesi mümkündür.

Mağduriyetinizi Kanıtlama Yolları ve Gerekli Belgeler

Hatalı ekspertiz raporu kaynaklı mağduriyetinizi hukuken kanıtlamak, hak arayışınızın temelini oluşturur ve dava sürecinde başarıya ulaşmanız için hayati öneme sahiptir. Kanıt toplama süreci, titizlikle ve sistematik bir şekilde yürütülmelidir. İşte mağduriyetinizi kanıtlama yolları ve bu yollarda kullanmanız gereken başlıca belgeler:

  • Hatalı Ekspertiz Raporu: Mağduriyetinizin kaynağı olan ve eksik/yanlış bilgiler içeren ilk ekspertiz raporu, delillerinizin başında gelir. Bu raporun orijinal kopyasını mutlaka saklamalısınız.
  • İkinci (Doğru) Ekspertiz Raporu: Hatalı raporun aksine, aracın gerçek durumunu, kusurlarını ve eğer varsa önceki hasarlarını doğru bir şekilde belirleyen bağımsız bir ikinci ekspertiz raporu almalısınız. Bu rapor, iki rapor arasındaki çelişkileri ve ekspertiz firmasının hatasını somutlaştırır.
  • Araç Satın Alma Belgeleri: Aracın alım-satım sözleşmesi, faturalar, ruhsat bilgileri ve ödeme dekontları gibi belgeler, aracı ne zaman ve ne kadar bedelle aldığınızı kanıtlar. Bu belgeler, uğradığınız maddi kaybın hesaplanmasında önemlidir.
  • Görsel Kanıtlar: Tespit edilen kusurlara ilişkin yüksek çözünürlüklü fotoğraflar ve videolar (tarih ve saat damgalı olması tercih edilir), mağduriyetin görsel ve somut delilleridir. Örneğin, boyalı veya değişen parça farkları, şasi hasarı, motor arızasının belirtileri gibi durumları belgeleyin.
  • Yazışmalar ve İhtarnameler: Ekspertiz firmasıyla yaptığınız tüm yazışmalar (e-postalar, mektuplar) ve noter aracılığıyla gönderdiğiniz ihtarname, sürecin nasıl başladığını, firmaya hatanın bildirildiğini ve çözüm arayışınızı gösterir.
  • Tamir Faturaları ve Belgeleri: Eğer aracı tamir ettirmek zorunda kaldıysanız, yapılan işlemlerin detaylarını gösteren tamir faturaları, servis raporları ve kullanılan parçaların belgeleri, maddi zararınızın ispatı niteliğindedir.
  • Bilirkişi Raporları: Mahkeme aşamasında, mahkemece atanan bağımsız bir bilirkişinin hazırlayacağı rapor, teknik detayları aydınlatarak davanın seyrini doğrudan etkileyebilir. Bu rapor, yargılamanın en önemli delillerinden biri haline gelir.
  • Tanık Beyanları: Eğer aracın durumu veya ekspertiz süreci hakkında bilgi sahibi olan tanıklar varsa (örneğin, aracın önceki sahibi veya ekspertiz sürecine eşlik eden bir arkadaş), onların beyanları da delil olarak sunulabilir.
Bu belgeleri düzenli bir şekilde dosyalamanız ve hukuki süreç boyunca hazır bulundurmanız, mağduriyetinizi kanıtlama noktasında büyük avantaj sağlayacaktır. Unutmayın, ne kadar çok ve sağlam deliliniz olursa, haklılığınızı ispat etme şansınız o kadar artacaktır.

Dava Süreci, Olası Sonuçlar ve Avukat Desteğinin Önemi

Hatalı ekspertiz raporundan kaynaklanan mağduriyetinizi gidermek amacıyla hukuki yollara başvurduğunuzda, belirli bir dava süreciyle karşılaşırsınız. Bu süreç, Tüketici Hakem Heyeti veya Tüketici Mahkemesi nezdinde farklı işleyişlere sahip olabilir. Genel olarak, dava süreci şu adımları içerir: Öncelikle, mağduriyetinizi ve taleplerinizi içeren bir dilekçe ile ilgili kuruma başvurulur. Bu dilekçeye, yukarıda belirtilen tüm deliller (ekspertiz raporları, faturalar, görseller vb.) eklenir. Kurum, başvuruyu aldıktan sonra karşı tarafa (ekspertiz firmasına) tebligat yapar ve savunmasını sunması için süre tanır. Ardından, duruşmalar veya dosya üzerinden incelemeler başlar. Mahkeme süreçlerinde genellikle bir veya daha fazla bilirkişi atanarak aracın durumu ve ekspertiz raporunun doğruluğu teknik açıdan incelenir. Bilirkişi raporları, davanın seyrini büyük ölçüde etkiler. Tarafların iddia ve savunmaları, delillerle birlikte değerlendirildikten sonra bir karar verilir. Olası sonuçlar arasında;

  • Tazminat Kararı: Mahkeme, ekspertiz firmasının hatalı raporu nedeniyle tüketicinin uğradığı maddi zararı (değer kaybı, tamir masrafı vb.) ve bazen manevi zararı tazmin etmesine hükmedebilir.
  • Davanın Reddi: Mağduriyetin yeterince kanıtlanamaması, zararın ekspertiz hatasından kaynaklanmadığının tespit edilmesi veya zaman aşımı gibi nedenlerle dava reddedilebilir.
  • Sulh (Anlaşma): Dava süreci devam ederken taraflar arasında anlaşma sağlanarak dava sulh yoluyla sonlandırılabilir.
Bu sürecin karmaşıklığı, hukuki terimlerin yoğunluğu ve delillerin doğru sunumu göz önüne alındığında, uzman bir avukat desteği hayati önem taşır. Avukat, dilekçenizi hukuka uygun ve eksiksiz bir şekilde hazırlayarak süreci doğru başlatmanızı sağlar. Delillerin toplanması, değerlendirilmesi ve mahkemeye sunulmasında profesyonel destek sunar. Duruşmalarda sizi temsil eder, karşı tarafın iddialarına hukuki argümanlarla yanıt verir ve bilirkişi raporlarına itiraz etme gibi önemli adımlarda size rehberlik eder. Ayrıca, davanın olası sonuçları hakkında size gerçekçi bir bakış açısı sunar ve sürecin her aşamasında haklarınızın korunmasını sağlar. Avukatın tecrübesi ve uzmanlığı, davanın lehinize sonuçlanma ihtimalini önemli ölçüde artıracaktır.

Hatalı Ekspertiz Mağduriyetinde Zaman Aşımı ve Dikkat Edilmesi Gerekenler

Hatalı ekspertiz raporu mağduriyetlerinde, hukuki haklarınızı ararken dikkat etmeniz gereken en önemli hususlardan biri de zaman aşımı süreleridir. Zaman aşımı, bir hakkın belirli bir süre içinde kullanılmaması durumunda dava açma hakkının kaybedilmesi anlamına gelir. Bu süreler, tüketici hukukunda ve genel borçlar hukukunda farklılık gösterebilir ve yanlış hesaplama, hak kaybına yol açabilir. Genellikle, tüketici hukuku kapsamında hizmet ayıbından kaynaklanan davalar için zaman aşımı süresi, ayıplı hizmetin ifa edildiği tarihten itibaren iki yıldır. Ancak Borçlar Kanunu'nda, ayıp daha sonra ortaya çıkarsa ve gizlenmişse, durum biraz farklılık gösterebilir. Mağduriyetinizi fark ettiğiniz andan itibaren bu sürelerin işlemeye başladığını göz önünde bulundurmak ve hızlı hareket etmek büyük önem taşır. Örneğin, hatalı ekspertiz raporunu aldıktan ve aracı satın aldıktan aylar sonra bir kusur fark ederseniz, bu kusurun fark edildiği tarihten itibaren yasal sürelerin işlemeye başlayabileceği düşünülse de, ilk ekspertiz tarihini esas alan durumlar da mevcuttur. Bu nedenle, durumu fark ettiğiniz an itibarıyla yukarıda bahsedilen ilk adımları (belgeleme, ihtarname çekme vb.) atmaya başlamanız, zaman aşımı riskini minimize etmek açısından kritik öneme sahiptir.

Zaman aşımı süreleri dışında dikkat edilmesi gereken diğer önemli noktalar şunlardır:

  • Belge Saklama: Ekspertiz raporları, faturalar, sözleşmeler ve yazışmalar dahil tüm belgeleri eksiksiz ve güvenli bir şekilde saklayın.
  • Profesyonel Destek: Zaman aşımı sürelerinin doğru yorumlanması ve hukuki sürecin usulüne uygun yürütülmesi için mutlaka bir avukattan profesyonel hukuki destek alın.
  • Hızlı Hareket: Kusuru fark ettiğiniz anda beklemeden harekete geçin. Her geçen gün, hak arama şansınızı azaltabilir.
  • Bağımsız Değerlendirme: Hatalı raporu doğrulayan bağımsız bir ikinci ekspertiz raporu almak, delil niteliği açısından çok değerlidir.
  • Delillerin Tamlığı: Mağduriyetinizi kanıtlayacak tüm görsel ve yazılı delilleri eksiksiz toplamaya özen gösterin.
Bu dikkat edilmesi gerekenler, hukuki süreçte karşılaşabileceğiniz riskleri azaltmanıza ve haklarınızı etkin bir şekilde kullanmanıza yardımcı olacaktır. Zaman aşımı gibi teknik konular, uzman bir göz tarafından değerlendirilmediğinde ciddi sonuçlar doğurabilir; bu nedenle hukuki danışmanlık vazgeçilmezdir.

Sonuç

İkinci el otomobil alım satım süreçlerinde, profesyonel ekspertiz hizmetlerinin güvenilirliği büyük önem taşımaktadır. Ancak ne yazık ki, hatalı veya eksik düzenlenen ekspertiz raporları, tüketicilerin ciddi maddi ve manevi zararlar yaşamasına neden olabilmektedir. Bu tür bir mağduriyetle karşılaşıldığında, tüketicilerin yasal haklarını bilmeleri ve bu hakları doğru adımlarla kullanmaları hayati önem taşımaktadır. Makalemizde detaylarıyla ele aldığımız üzere, hatalı raporun tespitiyle birlikte atılması gereken ilk adımlar, mağduriyetin belgelenmesi, bağımsız bir ikinci ekspertiz raporu alınması ve ekspertiz firmasına noter aracılığıyla ihtarname çekilmesidir. Ekspertiz firmalarının hukuki sorumlulukları, Borçlar Kanunu ve Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümleri çerçevesinde değerlendirilirken, tüketicilerin değer kaybı, tamir masrafları ve diğer ilişkili giderler için tazminat talep etme hakları bulunmaktadır. Mağduriyetin miktarına ve karmaşıklığına bağlı olarak Tüketici Hakem Heyeti veya Tüketici Mahkemeleri'ne başvurulabilir; her iki yolun da kendine özgü avantajları ve gereklilikleri mevcuttur. Dava sürecinde başarıya ulaşmak için hatalı rapor, ikinci ekspertiz, alım-satım belgeleri, görsel kanıtlar ve yazışmalar gibi güçlü delillerin eksiksiz sunulması elzemdir. Tüm bu süreç boyunca, hukuki terimlerin ve prosedürlerin karmaşıklığı nedeniyle uzman bir avukat desteği almak, haklarınızın korunması ve davanın lehinize sonuçlanma olasılığını artırmak açısından vazgeçilmezdir. Son olarak, zaman aşımı sürelerine dikkat etmek ve mağduriyetin fark edildiği an itibarıyla hızlıca harekete geçmek, hak kaybı yaşanmaması adına büyük önem taşımaktadır. Tüketicilerin, ikinci el araç alırken sadece ekspertiz raporuna güvenmekle kalmayıp, sürecin her aşamasında dikkatli olmaları ve olası bir sorun karşısında yasal haklarını araymaktan çekinmemeleri gerekmektedir.