Sokak Hayvanlarına Şiddet Uygulayanları İhbar Etme (HAYDİ Uygulaması)
Ülkemizin dört bir yanında, şehirlerin kalabalık caddelerinden kırsal bölgelerin sakin patikalarına kadar, evlerimize sığdıramadığımız ancak kalbimize sığdırdığımız milyonlarca can dostumuz yaşıyor. Bu sessiz varlıklar, beslenme, barınma ve sevgi gibi temel ihtiyaçlarının yanı sıra, insan kaynaklı her türlü kötü muamele ve şiddete karşı savunmasız bir konumda bulunuyorlar. Ne yazık ki, zaman zaman bu dostlarımızın maruz kaldığı şiddet olayları, vicdan sahibi her bireyi derinden yaralıyor. Ancak çağımızda, bu tür vahşetlere karşı sessiz kalmak bir seçenek olmaktan çıktı. Teknolojinin imkanlarını kullanarak, sokak hayvanlarına yönelik şiddeti durdurmak, faillerin adalete teslim edilmesini sağlamak ve daha merhametli bir toplum inşa etmek artık her vatandaşın elinde. İşte tam da bu noktada, İçişleri Bakanlığı tarafından hayata geçirilen, jandarma ve emniyet birimlerinin entegre bir şekilde çalıştığı HAYDİ uygulaması (Hayvan Durum İzleme), vicdanımızın sesi ve sessiz dostlarımızın umudu olarak karşımıza çıkıyor. Bu makale, HAYDİ uygulamasının ne olduğunu, nasıl çalıştığını, hayvanlara yönelik şiddetin yasal boyutlarını ve bir vatandaş olarak bu mücadeleye nasıl katkı sağlayabileceğimizi tüm detaylarıyla ele alacaktır.
HAYDİ Uygulaması Nedir ve Nasıl Çalışır?
HAYDİ (Hayvan Durum İzleme) uygulaması, İçişleri Bakanlığı tarafından Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma Genel Komutanlığı iş birliğiyle geliştirilmiş, hayvanlara yönelik şiddet, kötü muamele ve diğer olumsuz durumları hızla bildirmek amacıyla tasarlanmış dijital bir platformdur. Amacı, vatandaşların cep telefonları aracılığıyla tanık oldukları hayvanlara yönelik suçları, doğrudan yetkili kolluk kuvvetlerine ulaştırmalarını sağlamaktır. Uygulama, Android ve iOS işletim sistemlerine sahip akıllı telefonlar için ücretsiz olarak indirilmeye sunulmuştur. Kullanımı son derece basit ve kullanıcı dostu bir arayüze sahiptir, bu sayede her yaştan ve teknoloji bilgisi seviyesinden birey rahatlıkla kullanabilir. Uygulamayı kullanmaya başlamadan önce, kullanıcıların e-Devlet üzerinden kimlik doğrulaması yapmaları gerekmektedir. Bu kimlik doğrulama süreci, ihbarların ciddiyetini sağlamak ve asılsız ihbarların önüne geçmek amacıyla zorunlu tutulmuştur. Kimlik doğrulaması yapıldıktan sonra, uygulama içerisine T.C. kimlik numarası, doğum tarihi ve cep telefonu numarası gibi temel bilgiler girilerek kayıt işlemi tamamlanır. Bu kayıt işlemi, vatandaşların güvenliği ve ihbarların takibi açısından büyük önem taşımaktadır. Sisteme kayıtlı her kullanıcı, yaptığı ihbarların durumunu takip edebilir ve gerekli durumlarda ek bilgi sağlayabilir.
HAYDİ uygulamasının çalışma prensibi oldukça etkilidir. Bir hayvanın şiddete uğradığına veya kötü muamele gördüğüne tanık olan bir vatandaş, uygulamayı açarak "İhbar Et" butonuna dokunur. Ardından, ihbarın konusunu (örneğin, fiziksel şiddet, açlık/susuzluk, terk etme, yaralı hayvan vb.) seçer. Uygulama, kullanıcının konum bilgilerini otomatik olarak algılar ve ihbarın yapıldığı yerin koordinatlarını ilgili birimlere iletir. Bu, kolluk kuvvetlerinin olay yerine en kısa sürede ulaşmasını sağlar. Kullanıcı, ihbarına olay yerinde çektiği fotoğraf veya videoları da ekleyebilir. Görsel kanıtlar, ihbarın gücünü artırır ve kolluk kuvvetlerinin delil toplama sürecini hızlandırır. Ayrıca, olayın detaylarını anlatan kısa bir metin de eklenebilir. Tüm bu bilgiler doldurulduktan sonra ihbar gönderilir. Gönderilen ihbar, anında en yakın jandarma veya emniyet birimine düşer ve ilgili birimler, ihbarı değerlendirerek en kısa sürede harekete geçer. Bu hızlı ve doğrudan iletişim kanalı, geleneksel ihbar yöntemlerine kıyasla çok daha verimlidir ve hayvanların yardımına daha çabuk ulaşılmasına olanak tanır. Uygulama, aynı zamanda farkındalık artırıcı bilgilendirme mesajları ve hayvan hakları ile ilgili duyuruları da kullanıcılara ileterek, toplumsal bilinç düzeyini yükseltmeye katkıda bulunmaktadır.
Sokak Hayvanlarına Şiddete Dur Demenin Güçlü Yolu
Sokak hayvanlarına yönelik şiddet, sadece hayvanların fiziksel ve ruhsal sağlığını tehdit etmekle kalmayıp, aynı zamanda toplumun vicdanını da derinden yaralayan ciddi bir toplumsal problemdir. Bu tür olaylara tanık olmak, çoğu zaman insanları çaresiz hissettirebilir; ancak HAYDİ uygulaması, bu çaresizlik hissine son veren, somut ve güçlü bir çözüm sunmaktadır. Geleneksel olarak, hayvanlara yönelik şiddet olaylarının bildirilmesi, karakola gitmeyi, uzun telefon görüşmeleri yapmayı veya bürokratik süreçlerle uğraşmayı gerektirebilirdi. Bu durumlar, vatandaşların ihbarda bulunma motivasyonunu azaltabilir ve şiddet olaylarının bildirilmeden kalmasına yol açabilirdi. Ancak HAYDİ uygulaması, akıllı telefonlarımız aracılığıyla cebimize kadar gelen, kolay erişilebilir bir ihbar mekanizması sunarak bu engelleri ortadan kaldırmıştır. Artık, bir şiddet olayına şahit olduğunuzda yapmanız gereken tek şey, birkaç dokunuşla olayı anında yetkili birimlere bildirmektir.
Bu uygulamanın en güçlü yönlerinden biri, ihbar süreçlerini Jandarma Genel Komutanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü'ne doğrudan entegre etmesidir. Bu entegrasyon sayesinde, vatandaşın gönderdiği ihbarlar herhangi bir aracı kurum olmadan doğrudan kolluk kuvvetlerine ulaşır ve anında işleme alınır. Bu hız ve doğrudanlık, müdahale süresini önemli ölçüde kısaltır ve hayvanların maruz kaldığı şiddetin daha fazla ilerlemeden durdurulmasına olanak tanır. Uygulama sayesinde, olay yerinin coğrafi konum bilgileri otomatik olarak belirlenir ve bu da ekiplerin olay yerine hızlıca ulaşmasını sağlar. Ayrıca, ihbara eklenen fotoğraf ve videolar, olay hakkında somut deliller sunarak, kolluk kuvvetlerinin soruşturma ve müdahale sürecini güçlendirir. Bu görsel kanıtlar, faillerin tespiti ve haklarında yasal işlem başlatılması için hayati öneme sahiptir. HAYDİ uygulaması, sadece mevcut şiddet olaylarını durdurmakla kalmaz, aynı zamanda potansiyel failler üzerinde caydırıcı bir etki de yaratır. Toplumda, hayvanlara şiddet uygulayanların kolayca ihbar edilebildiği ve yasal sonuçlarla karşılaşabileceği bilincinin yaygınlaşması, bu tür eylemlerin azalmasına katkıda bulunur. Böylece HAYDİ, pasif bir bildirim aracından öte, aktif bir caydırıcılık ve toplumsal sorumluluk aracı haline gelerek, sokak hayvanlarının korunmasında devrim niteliğinde bir rol oynamaktadır.
Bir İhbarla Hayat Kurtarın: HAYDİ'nin Önemi
HAYDİ uygulamasının değeri, sadece teknolojik bir kolaylık sunmaktan çok öteye geçerek, her bir ihbarın potansiyel olarak bir hayat kurtarma potansiyeli taşımasında yatmaktadır. Maalesef, sokak hayvanları, insan eliyle maruz kaldıkları fiziksel şiddet, açlık, susuzluk, terk edilme ve işkence gibi pek çok travmatik olayla karşı karşıya kalabilmektedir. Bu sessiz dostlarımız, kendilerini ifade edemez, yardım çağrısı yapamaz ve maruz kaldıkları zulmü kimseye anlatamazlar. İşte tam da bu noktada, bir vatandaşın HAYDİ uygulaması aracılığıyla yaptığı bir ihbar, onlar için bir can simidi, bir kurtarıcı nefes olabilir. Basit bir bildirim, donarak ölümden kurtarılan bir yavru kediye, dövülerek sakatlanan bir köpeğin tedavi edilmesine veya açlıktan bitap düşmüş bir kuşun hayata geri dönmesine vesile olabilir. Her bir ihbar, zincirleme bir reaksiyonun başlangıcıdır: ihbar -> müdahale -> tedavi/koruma -> yeni bir şans. Bu zincir, HAYDİ sayesinde hiç olmadığı kadar hızlı ve etkili bir şekilde işleyebilmektedir.
Hayvanlara yönelik şiddetin önemi, sadece bireysel hayvanların acılarıyla sınırlı değildir. Araştırmalar, hayvanlara kötü muamelede bulunan kişilerin, daha sonra insanlara karşı da şiddet eğilimi gösterebildiğini ortaya koymaktadır. Bu durum, hayvanlara yönelik şiddetin, toplum sağlığı ve güvenliği açısından da bir öncül bir gösterge olabileceğini işaret etmektedir. Dolayısıyla, HAYDİ uygulaması ile yapılan her bir ihbar, sadece bir hayvanın hayatını kurtarmakla kalmaz, aynı zamanda daha güvenli, daha merhametli ve daha duyarlı bir toplum inşa etme yolunda atılmış önemli bir adımdır. Bir bireyin gözlem yeteneği ve sorumluluk bilinci, binlerce insanın gözünden kaçan bir felaketi durdurabilir. Belki de bir grup çocuk tarafından işkence gören bir kedinin ihbarı, hem o kedinin hayatını kurtarır hem de o çocukların daha büyük şiddet eğilimleri geliştirmesinin önüne geçilmesine yardımcı olabilir. HAYDİ uygulaması, vatandaşlara bu sorumluluğu kolayca yerine getirme imkanı sunarak, onlara "sessiz dostlarımızın sesi olma" gücünü vermektedir. Bu bağlamda, her vatandaşın telefonunda HAYDİ uygulamasının bulunması ve bir olay anında tereddüt etmeden kullanması, sadece bir tavsiye değil, toplumsal bir ödevdir. Unutmayalım ki, bir ihbarla hayat kurtarmak, hiçbir zaman abartılı bir ifade değildir; HAYDİ, tam da bu gerçeği mümkün kılmaktadır.
Şahit Olduğunuz An Harekete Geçin: Adım Adım İhbar
Sokak hayvanlarına yönelik şiddete tanık olmak, çoğu zaman insanı şaşkınlığa ve öfkeye sürükler. Ancak bu anlarda doğru ve hızlı bir şekilde hareket etmek, hayvanların hayatını kurtarmanın anahtarıdır. HAYDİ uygulaması, bu kritik anlarda size yol gösteren ve ihbarınızı en etkili şekilde yetkililere ulaştıran bir araçtır. İşte bir hayvan şiddetine tanık olduğunuzda, HAYDİ uygulamasını kullanarak adım adım nasıl ihbarda bulunacağınıza dair pratik bilgiler:
- Güvenliğinizi Sağlayın ve Gözlem Yapın: Öncelikle kendi güvenliğinizi sağlayın. Şiddet uygulayan kişi veya kişilerin tehlikeli olabileceği durumlarda asla fiziksel müdahalede bulunmayın. Güvenli bir mesafeden olayı gözlemleyin ve mümkünse olayın gerçekleştiği yerin kesin konumunu, olayın saatini ve tarihinizi not alın. Şiddet uygulayan kişinin eşkalini, varsa araç plakasını veya herhangi bir ayırt edici özelliğini aklınızda tutmaya çalışın.
- Delil Toplayın: Eğer imkanınız varsa, olayı belgelemek için fotoğraf veya kısa videolar çekin. Bu görseller, ihbarınızın gücünü artıracak ve kolluk kuvvetlerinin delil toplama sürecini hızlandıracaktır. Ancak bunu yaparken kendi güvenliğinizi riske atmayın ve şüpheliyi provoke etmeyin. Çektiğiniz görsellerin net ve olayı açıklayıcı olmasına özen gösterin. Hayvanın durumu, şiddetin boyutu ve failin eylemi görsellerde anlaşılır olmalıdır.
- HAYDİ Uygulamasını Açın: Telefonunuzdaki HAYDİ uygulamasını başlatın. Eğer henüz yüklemediyseniz, App Store veya Google Play Store'dan ücretsiz olarak indirebilirsiniz. İlk kez kullanıyorsanız, daha önce de belirtildiği gibi kimlik doğrulama adımlarını tamamlamanız gerekecektir.
- "İhbar Et" Butonuna Dokunun: Uygulamanın ana ekranında genellikle büyük ve belirgin bir şekilde yer alan "İhbar Et" veya "Yeni İhbar Oluştur" seçeneğine tıklayın.
- Olay Türünü Seçin: Açılan menüden karşılaştığınız hayvan şiddeti olayının türünü seçin. Seçenekler genellikle şunları içerir:
- Fiziksel Şiddet (darp, işkence vb.)
- Açlık/Susuzluk (yetersiz beslenme, terk edilme)
- Yaralı/Hasta Hayvan
- Hayvan Ticareti/Dövüşü
- Cinsel İstismar
- Zehirlenme
- Diğer
- Konum Bilgilerini Onaylayın: Uygulama, konum servisleri aracılığıyla bulunduğunuz yeri otomatik olarak tespit edecektir. Bu konumu onaylayın veya olay yerinden farklı bir konumda iseniz manuel olarak doğru adresi girin. Konumun doğru olması, ekiplerin hızla olay yerine ulaşması için hayati önem taşır.
- Fotoğraf/Video Yükleyin: Çektiğiniz fotoğraf ve videoları, uygulama aracılığıyla ihbarınıza ekleyin. Birden fazla görsel ekleme imkanınız olacaktır. Görsel kanıtlar, ihbarınızın doğruluğunu ve ciddiyetini destekler.
- Detaylı Açıklama Yazın: Olayı özetleyen kısa ve net bir açıklama metni yazın. Bu metinde, olayın ne zaman, nerede ve nasıl gerçekleştiğini, hayvanın durumunu, varsa şüphelinin eşkalini ve diğer önemli detayları belirtin. Abartıdan kaçının ve sadece gözlemlediğiniz somut gerçekleri yazın. Örneğin: "Dün saat 15.00 sularında [Mahalle adı], [Cadde adı] üzerindeki parkta, yaklaşık 1.70 boylarında, siyah ceketli bir şahsın, kaldırımdaki sokak köpeğine tekme attığını gördüm. Köpek topallayarak uzaklaştı."
- İhbarı Gönderin: Tüm bilgileri eksiksiz girdikten sonra "İhbarı Gönder" veya "Tamamla" butonuna basarak ihbarınızı tamamlayın. İhbarınız anında ilgili kolluk birimlerine iletilir.
- İhbarınızı Takip Edin: Uygulama üzerinden gönderdiğiniz ihbarların durumunu takip edebilirsiniz. Bu sayede ihbarınızın hangi aşamada olduğunu görebilir ve gerektiğinde ek bilgi sağlayabilirsiniz.
Unutmayın, her ihbar, bir canın kurtulmasına vesile olabilir. Sessiz kalmak yerine harekete geçmek, en büyük sorumluluğumuzdur.
Hayvanlara Şiddetin Yasal Sonuçları ve Cezaları
Uzun yıllar boyunca Türkiye'de hayvanlara yönelik işlenen suçlar, Kabahatler Kanunu kapsamında değerlendirilmiş ve genellikle idari para cezalarıyla geçiştirilmiştir. Bu durum, hayvanlara yönelik şiddetin yeterince caydırıcı olmamasını ve bu tür suçların artış göstermesini beraberinde getirmiştir. Ancak kamuoyunun artan baskısı ve hayvanseverlerin yoğun çabaları sonucunda, yasal mevzuatta önemli değişiklikler yapılmıştır. Özellikle 2021 yılında yapılan yasa değişikliğiyle, 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu'nda köklü iyileştirmeler yapılmış ve hayvanlara karşı işlenen belirli eylemler, Kabahatler Kanunu kapsamından çıkarılarak Türk Ceza Kanunu (TCK) kapsamına alınmıştır. Bu değişiklik, hayvanların "mal" statüsünden çıkarılıp "canlı varlık" olarak kabul edilme yolunda atılmış tarihi bir adımdır ve hayvanlara yönelik şiddeti, artık bir "suç" olarak tanımlamaktadır.
Yeni düzenlemelere göre, bir hayvana kasten kötü muamelede bulunmak, işkence yapmak, bir hayvanı acımasız ve zalimce öldürmek veya cinsel istismara maruz bırakmak gibi fiiller, doğrudan TCK kapsamında suç olarak kabul edilmektedir. Bu suçları işleyen kişiler hakkında, fiilin ağırlığına göre değişen hapis cezaları ve adli para cezaları öngörülmüştür. Örneğin, bir hayvanı kasten öldürmek fiili için 6 aydan 4 yıla kadar hapis cezası verilebilirken, cinsel istismar durumunda bu ceza 6 aydan 3 yıla kadar hapis olabilmektedir. Yaralama, işkence gibi fiillerde ise 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezası uygulanabilmektedir. Ayrıca, hayvan dövüştürmek de TCK kapsamında suç teşkil etmekte ve bu eylemi gerçekleştirenler hakkında 2 aydan 2 yıla kadar hapis cezası öngörülmektedir. Bu cezalara ek olarak, sokağa terk etme, bakımsız bırakma, tehlikeli ırk hayvanları ağızlıksız ve tasmasız gezdirme gibi durumlar için de 5199 sayılı kanun kapsamında idari para cezaları uygulanmaya devam etmektedir. Cezaların caydırıcılığı, hayvanlara yönelik şiddeti azaltmada kritik bir rol oynamaktadır. Bu değişiklikler sayesinde, ihbar mekanizmalarının etkinliği de artmış, çünkü vatandaşlar artık yaptıkları ihbarların sadece idari bir yaptırımla değil, ciddi adli sonuçlarla da neticelenebildiğini bilmektedirler. Kolluk kuvvetleri, savcılıklar ve mahkemeler, hayvanlara yönelik suçlarda daha etkin bir rol oynamakta ve faillerin adalete hesap vermesi sağlanmaktadır. Bu yasal çerçeve, toplumda hayvan hakları bilincinin artmasına ve hayvanların yaşam hakkının daha güçlü bir şekilde korunmasına büyük katkı sağlamaktadır.
Sessiz Dostlarımız İçin Neden Göz Yumamalıyız?
Sokak hayvanları, şehirlerimizin vazgeçilmez bir parçası, hayatlarımıza neşe katan, koşulsuz sevgi sunan sessiz dostlarımızdır. Ne yazık ki, doğanın dengesinde önemli bir yere sahip olan bu canlılar, insanlığın merhametine muhtaç bir şekilde yaşamlarını sürdürmek zorunda kalıyorlar. Onlara yönelik şiddet veya kötü muamelelere göz yummak, sadece bireysel bir vicdan meselesi değil, aynı zamanda etik, sosyal ve toplumsal değerlerimizle ilgili derin bir problemdir. Öncelikle, her canlı varlığın acı çekme kapasitesine sahip olduğu ve yaşam hakkı bulunduğu evrensel bir gerçektir. Hayvanların da tıpkı insanlar gibi hisleri, korkuları ve hayatta kalma içgüdüleri vardır. Onlara eziyet etmek, fiziksel veya duygusal acı çektirmek, temel etik prensiplere aykırıdır ve insanlığın en karanlık yönlerinden birini ortaya koyar. Bir canlının çaresizliğini istismar etmek, medeni bir toplumda asla kabul edilemez bir davranıştır.
İkinci olarak, hayvanlara yönelik şiddet, toplumsal empati ve vicdanın bir göstergesidir. Hayvanlara karşı gösterilen acımasızlık, genellikle daha büyük şiddet eğilimlerinin bir yansıması veya başlangıcı olarak kabul edilir. Bir toplumda hayvanlara yönelik şiddete göz yumulması, zamanla insanlara yönelik şiddetin de normalleşmesine zemin hazırlayabilir. Araştırmalar, çocuklukta hayvanlara şiddet uygulayan bireylerin, yetişkinlikte diğer insanlara karşı da şiddete meyilli olabildiğini göstermektedir. Bu nedenle, hayvan haklarını korumak, aslında toplumun genel güvenliğini ve huzurunu da korumak anlamına gelir. Sessiz dostlarımız için göz yummamak, çocuklarımıza ve gelecek nesillere merhamet, saygı ve sorumluluk değerlerini aşılamanın en önemli yollarından biridir. Bir çocuk, bir hayvanın acısını gördüğünde ve bu acıya karşı durulduğunu öğrendiğinde, empati yeteneği gelişir ve canlılara karşı daha duyarlı bir birey olur. HAYDİ uygulaması gibi araçlar, bu bilinci yaygınlaştırmanın ve toplumu daha iyi bir noktaya taşımanın pratik yollarından biridir. Unutmayalım ki, bir toplumun medeniyet seviyesi, en zayıf ve savunmasız varlıklarına nasıl davrandığıyla ölçülür. Sokak hayvanları da bu savunmasız grubun en önemli temsilcilerindendir. Onlar için göz yummamak, sadece onların değil, tüm insanlığın onurunu ve değerini korumak demektir. Her bir ihbar, her bir müdahale, daha merhametli bir geleceğe atılmış bir adımdır.
Sonuç
Sokak hayvanlarına yönelik şiddet, yalnızca bu masum canlıların değil, aynı zamanda tüm toplumun vicdanını kanatan derin bir yaradır. Ancak, İçişleri Bakanlığı’nın öncülüğünde Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma Genel Komutanlığı iş birliğiyle hayata geçirilen HAYDİ uygulaması, bu karanlık tablo karşısında vatandaşlara güçlü bir umut ışığı sunmaktadır. Bu makalede ele alındığı üzere, HAYDİ uygulaması, hayvanlara yönelik şiddet olaylarını anında ve etkili bir şekilde yetkililere bildirme imkanı sunarak, her bireyi bu mücadelenin aktif bir parçası haline getirmektedir. Kimlik doğrulamasından, olay yeri tespiti ve görsel delil eklemeye kadar tüm süreçler, kullanıcı dostu arayüzü sayesinde kolayca tamamlanabilmekte ve ihbarların doğrudan kolluk kuvvetlerine ulaşması sağlanmaktadır.
HAYDİ'nin önemi, sadece teknik bir kolaylık sağlamasından ibaret değildir; bir ihbarın potansiyel olarak bir hayat kurtarma gücüne sahip olması, uygulamanın değerini katbekat artırmaktadır. Fiziksel şiddetten terk etmeye, işkenceden cinsel istismara kadar geniş bir yelpazedeki kötü muamelelere karşı hızlı müdahale şansı sunan bu sistem, aynı zamanda failler üzerinde caydırıcı bir etki yaratmaktadır. 2021 yılında yapılan yasal düzenlemelerle hayvanlara yönelik şiddetin Türk Ceza Kanunu kapsamına alınması ve hapis cezalarıyla yaptırıma tabi tutulması, HAYDİ uygulaması aracılığıyla yapılan ihbarların adalete ulaşmasında hayati bir rol oynamaktadır. Artık hayvanlara kötü muamele etmek, sadece bir kabahat değil, ağır sonuçları olan bir suçtur. Sessiz dostlarımızın sesi olmak, onlara yapılan haksızlıklara karşı durmak ve adalet arayışında aktif rol almak, çağdaş ve vicdanlı her bireyin sorumluluğundadır. HAYDİ uygulaması, bu sorumluluğu yerine getirmenin en pratik ve etkili yolunu sunmaktadır. Telefonlarımıza indireceğimiz bu küçük uygulama, büyük bir fark yaratma potansiyeli taşımakta, daha merhametli, daha duyarlı ve tüm canlılara karşı saygılı bir toplum olma hedefimize ulaşmamızda kilit bir rol oynamaktadır. Unutmayalım ki, göz yummak, şiddeti onaylamaktır; harekete geçmek ise bir hayatı kurtarmaktır. Her HAYDİ ihbarı, sokaklarda yankılanan sessiz bir çığlığın duyulmasını sağlar ve bu çığlığın sahipleri için bir umut kapısı aralar.